Anasayfa / Genel / Birecik Sözlük

Birecik Sözlük

BİRECİK’E ÖZGÜ BAZI KELİMELERİN ANLAMLARI
Birecik

A
Acizmek : Bıkmak, usanmak.
Açık ekmek : Lavaş pide.
Akurga : Kurbağa.
Aka, akey : Erkek kardeş, ağabey.
Amil Gafil : Birdenbire, beklenmedik şekilde, aniden.
Ammi : Amca.
B
Bahtenis : Maydanoz.
Balcan : Patlıcan.
Barlı : Bari.
Bastık :Pestil.
Başkağa : Mahsus.
Bayahtan : Daha yeni, biraz evvel.
Bellemek : Sanmak zannetmek.
Bellea : Üstü açık su oluğu.
Bes : Yalnızca, sadece.
Beşhana : Damdaki yatakların etrafına dikilen 4 adet direğe sarılan genellikle beyaz renkte perde.
Bı Hatıra : Bu sefer.
Boranı : Ispanak yemeği.
C
Cağ : Pencere parmaklığı.
Camekan : Cam dolap, büfe.
Cerbah : Sıçan.
Cıncıh : Kırık cam parçası.
Cor etmek : Sohbet etmek.
Curun : Kurna.
Ç
Çalacak : Kibrit.
Çalğın : Felçli.
Çahşamak : Bazı eşyaların eskimesi ve gevşemesi.
Çapıt : Bez parçası.
Çarpana : Eskimiş ayakkabı, kurutulmuş domates.
Çepik : Alkış.
Çikçik : Laf taşıyan, ağzında bakla ıslanmayan insanlar için söylenir.
Çilo : Doğuştan beyaz saçlı ve çil yüzlü olan kişi.
Çimdik : Çok az, (örneğin bir çimdik)
Çimmek : Yüzmek.
Çörten : Yağmur oluğu.
Çömçe : Kepçe.
Çüt : Çift(tekin karşıtı). Çiftçinin çifti.
Çütçü : Çiftçi.

D
Daraba : Kepenk.
Darı : Mısır
Degirmi : Yuvarlak.
Dengişik : Değişik, farklı. (berdel için de kullanılır)
Devrisigün : Ertesi gün.
Dereç : Taş merdiven.
Deza : Teyze.
Dırnahlı ekmek : Pide.
Döş : Göğüs.
Dügeme : Topaç.
Dümbelek : Darbuka.
Dünegin : Dün.
E
Elleam : Zannerdesem, sanırım.
F
Fennos : Feneri.
Frengi : Eski demir kapıların büyük anahtarları için kullanılır.
G
Gülle : Misket.
Güvegi : Damat.
H
Haftılmot : Değersiz, kıymetsiz bir şey.
(bazen “yok haftilmot”, “yok daha neler” anlamında kullanılır)
Hakket : Hikaye.
Hakket mi? : Sahi mi?
Hanek : Söz.
Haşşe : Haşa.
Hayat : Avlu.
Hayir : İncir.
Herli nafhili : Hayırlısıyla.
Hes : Marul
Hırçik : Paçavra.
Hırnik : Burnu yaralı, şark çıbanlı.
Hıtta : Bir meyva türü, salatalığa benzer.
Hömbülhöç : Tahtravalli.
Hömür olmak : Farkında olmadan fazla yiyerek mideyi bozmak.
Hörrak olmak : Yanmak, kömür gibi olmak.
Hulku çıkmak : Sinirlenmek.
K
Kabaltı : Üstü kapalı olan sokak.
Kafılkada : Açıkgöz, çokbilmiş, yaramaz.
Kahke : Simit.
Kenif : Tuvalet.
Kanne : Bardak.
Kapkap : Hamam terliği..
Karsamba : Kar ve pekmezden yapılan tatlı.
Kaşığabinen : Saçekmeği.
Kavım : Uzaktan akraba.
Kebye : Bostan
Kele : Kadınlar arasında kullanılan hitap şekli.
Kelp : Köpek.
Kenayı : Bilerek, inatla.
Kercetmek : Alay etmek, dalga geçmek.
Kereçi : Birecik’te yaşayan çingeneler.
Kerevit : Tahta sedir.
Kerli : …itibaren (örneğin, bundan kerli)
Kerrah olmak : Yok olmak, yer yarılıp içine girmek.
Kesem vermek : Yemin ettirmek.
Ketmer : Saç ekmeği ve pekmezle yapılan tatlı. Kaymak ve fıstıkla da yapılır.
Keyme : Kadın tellak.
Kıtmırik : Ufak tefek, kısa boylu.
Kırlent : Küçük yastık.
Kimin : Gibi.
Koruk : Üzümün olmamışı.
Köşker : Ayakkabı tamircisi.
Körroool : Hayret nidası.
Kuttuk : Kısa boylu.
Küfte : Köfte. (Mercimekli,yumurtalı, çiğküfte, hacküftesi, sittisimidi vb)
L
Lağip : Üzüntü, keder.
Lalik : Dilsiz, kekeleyen ya da r harfini söyleyemeyenler için kullanılır.
Lök : Kaba
M

Maaç : Çocukların koyuna verdiği isim.
Mahmil : Dolap.
Mahana : Bahane.
Marhama : Mendil.
Meytarıf : Arap mahallesi.
Mığrıp çağı : Akşam zamanı.
Mıh : Çivi.
Mıkrıs : Cimri.
Mırat : Fırat.
Mıtırıp : Çalgıcı, müzisyen.
Mişmiş : Kayısı.
Mumbar : Koyun bağırsağından yapılan yemek türü.

N
Nacar : Marangoz.
Naare : Dönmedolap.
Nefse : Yeni doğum yapmış kadın.
Ö
Ölbe : Saksı.
Ölluk : Çukur.
P
Pendir : Peynir.
Pirpirim : Semizotu.
Pisik : Kedi.
Pisikumacı : Sac ekmeği kurutulup ufalanarak içine domates, peynir,biber, maydanoz,soğan karıştırılıp köfte gibi yoğrularak yapılan bir yemek türü.
S
Sako : Ceket.
Sehlik : Salak.
Sillem : Tahta merdiven.
Sümüt : İnce, köftelik bulgur.
Sivik : Bahçe duvarı.
Soyha : Ölen kişinin elbisesi.
Ş
Şamama : Kavunun küçüğü. Tatlı kavun.
Şegirt : Çırak.
Şemdik : Kalabalık, cemaat.
Şırdan : Mumbar.
Şillik : Ev baklavası.
Şişbelek : Mantı.
T
Tabaka : Çatı katı.
Tağa : Pencere.
Taht : Yazları damda kurulan ve üstünde yatılan yatak.
Taman : Cümle içinde şöyle kullanılır: Örneğin,
(Taman sen demiştin ki… = Hani sen demiştin ki…)
Taplama : Hamurla yapılan bir yiyecek.
Tapşa : Tavanarası.
Teşt : Büyük leğen.
Tıktıkı tene : Bulgurla yapılan bir çeşit kısır.
Tırro : Salak.
Tiş kele : Şaşırma ve hayret belirten hitap.(kadınlar arasında kullanılır)
To hoooooo : Bıkkınlık belirten bir ünlem.
Tölüp : Duruş, pozisyon.
Ü
Üleyin : Öğlen.
Y
Y
Yavı : Yabani, utangaç.
Yengile : Daha yeni, şimdi.
Yunmak : Yıkanmak.
Z
Zabık : Çıkmaz sokak.
Zataması : Zaten, esasen.
Zılgıt : Düğünlerde ya da bazen cenazelerde kadınların ağızlarıyla çıkardıkları ti li lisesi.
Zibilhana : Çöplük

Hakkında ibrahim

İlgili Makaleler

İmtihan bu ya; balığın gönlü, çöle vurulur. Şems-i Tebrizi

İmtihan bu ya; balığın gönlü, çöle vurulur. Kimse seçemiyor ki ömrün kataloğundan kimi seveceğini. Kimse …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir