Akıllı Teknolojiler Nasrettin Hocadan Bulanık Mantık dersi

nasrettin-hocaBence sen de haklısın!

Her yanımızı saran ‘akıllı’ teknolojilerin aslında Nasreddin Hoca’nın ‘sen de haklısın’ felsefesiyle temellendirildiğini biliyor muydunuz? Yani “Bulanık Mantık” düşünme sistemiyle…

 

Çamaşırın kirlilik derecesini algılayıp ona göre su ve deterjan kullanan çamaşır makineleri, otomatik vitesli, sıcaklık, basınç ve hıza göre yakıt harcayan araçlar, uçaklardaki otomatik pilot sistemi, ortamda birinin olduğunu hisseden alarm sistemleri, internette yazdığınız kelimeye göre neyi aramış olabileceğinizi tahmin eden arama motorları, el yazısı, parmak izi, görüntü ve ses tanıma sistemleri, “Yüzüklerin Efendisi” filmindeki askerleri gerçekçi gösterebilmek için kullanılan bilgisayar efektleri, kullanıcısının hava sıcaklığı 30-32 dereceyken kendisini 22 dereceye ayarladığını öğrenen klimalar, gidilecek katların sırasını en az enerji ve zamanı harcayacak şekilde belirleyen asansör sistemleri, chat odalarındaki küfür içeriğinin tespitinin sağlanması, nesnenin uzaklığına göre netleme yapabilen fotoğraf makineleri, facebook’ta size benzeyen kişileri bulmanıza yardımcı olan ‘ikiz yüz’ programı ve daha saymakla bitmeyecek birçok ‘akıllı’ teknoloji… Hepsinin yetenekleri birbirinden farklı ama bir ortak noktaları var; Nasreddin Hoca! İnsan sağduyusu, mantığı ve sezgileriyle davranan bu teknolojilerin temelinde Nasreddin Hoca’nın “Sen de haklısın” felsefesi yatıyor.

Davalıya döner Nasreddin Hoca “Haklısın” der; davacıya döner “Sen de haklısın” der; katip “Hocam hem davalı hem de davacı nasıl haklı olur?” dediğinde katibe döner ve “Sen de haklısın” der. Nasreddin Hoca’nın yüzlerce yıl önce keşfettiği “Bulanık Mantık” ile düşünme sistemi, günümüzün teknoloji, siyaset ve felsefe dünyasının harcını oluşturuyor. Kürt, Ermeni, türban, laiklik, şeriat, parti kapama, doğu-batı çelişkisi gibi sorunlarla kafası allak bullak olmuş ülkemizde “Bulanık Mantık”tan söz etmenin ‘mantıklı’ olacağını düşündük. Peki nedir Bulanık Mantık? Klasik Aristo mantığının ‘bir şey ya kırmızıdır ya kırmızı değildir’ önermesine karşın ‘bir şey hem kırmızıdır hem de kırmızı değildir’ diyerek kafa tutan bir
düşünce sistemidir. Örneğin ‘akıllı’ klimamız havayı sıcak veya soğuk diye ikiye ayırmıyor. Havanın hem sıcak hem de soğuk (yani ılık) olabilme ihtimalini de göz önünde bulundurarak havanın sıcaklık ‘derece’sine göre bir ayarlama yapıyor. Çamaşırın kirlilik ‘derece’sini algılayarak ona göre az, biraz, oldukça, çok veya çok fazla deterjan ile su kullanan çamaşır makineleri de böyle. Kirli veya kirli değil demiyor; kirli ile temiz arasındaki çizelgede ‘kirlilik-temizlik’ derecesi saptaması yapıyor. Yani Bulanık Mantık’ta her şey bir derece meselesi. Nasreddin Hoca ‘sen de haklısın’ derken, herkesin haklı ile haksız arasındaki çizelgede iki kutba da bir derece yakın olabileceğini anlatmak istemiştir. Yani kimsenin yüzde 100 haksız olamayacağı gerçeğini!

1965 yılında Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Fakültesi’nde dekan olan, Azeri Türklerden Prof. Lütfi Askerzade tarafından “Bulanık Kümeler” başlıklı bir makale ile bilim dünyasına tanıtılan bu mantık sistemi, bugün başta Japonya olmak üzere teknoloji üreten dev şirketler tarafından kullanılıyor. Bundan etkilenen siyasiler tek bir ideolojiyi değil çok sayıda ideolojiyi birleştirerek kitlelere hitap ediyor. Batı düşünce sistemine ait olan Aristo mantığındaki ‘bir şey ya öyledir ya öyle değildir’ iddiasına karşın, Doğulu kabul edilen Bulanık Mantık ‘bir şey hem öyledir hem de böyledir’ diyor.

Peki bu düşüncenin temeli neye dayanıyor? 1900’lerin başında bilim dünyasını birbirine katan Kuantum Fiziği’ne. Meşhur çift yarık deneyi ile tek bir elektronun aynı anda iki yerde birden olabildiği ispatlanınca tüm kafalar karışmıştı. Dünya baştan sorgulanmalıydı. Sorgulandı da! Hem de her şey, matematik bile. Einstein’in ünlü “Matematik kanunları gerçeği yansıttıkları sürece kesin değildirler. Kesin olduklarında gerçeği yansıtmazlar” sözü Kuantum Devrimi’nin bir sonucuydu.

Öyleyse artık “çamaşır makineleri çamaşırın az kirli olduğunu algılayıp biraz deterjan ve su kullanıyorsa, ben neden A partisine oyumun birazını veremiyorum? Artık matematikçiler biraz 2 ile az çok 3’ü toplamaya başladıysa, ben neden biraz Kemalist, az çok İslamcı, oldukça liberal ve azıcık da faşist olmayayım?” deme zamanı geldi!

İTÜ İnşaat Mühendisliği Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekai Şen

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde BUMAT’ı (Bulanık Mantık ve Teknolojisi Kulübü) kurdu. Okulda Bulanık Mantık dersleri veriyor ve sınavlarda soruyor. İnternette de konuyu anlattığı videoları bulunuyor.

Nedir Bulanık Mantık?
-Aslında bu doğal bir mantıktır. Ama 2300 sene önce Aristo bu doğal mantığı basitleştirmek için 0-1’li mantık yani ‘evet-hayır’, ‘beyaz-siyah’, ‘artı-eksi’ gibi iki seçeneği olan bir mantık haline getirdi. “Ya benim dediğim doğrudur ya da doğru değildir” cümlesiyle örnekleyebiliriz. Ama bir insan bir olayda biraz haklı biraz haksız olamaz mı? Siyasetçi arkadaşlarıma da Bulanık Mantık öğrenmelerini tavsiye ediyorum.

Bilim bundan nasıl etkilendi?
-Öklid geometrisi yerine kesirli geometri denen Fraktell geometrisi kullanılıyor artık. Matematik bile bulanıklaştı. Matematikçiler biraz 2 ile azçok 3’ü toplama derdinde.

Teknolojiyi nasıl etkiledi?
-Günlük konuşmalarımızda ifadelerimiz hep bulanıktır. Biraz, az çok, belli belirsiz, hafiften gibi kelimeler kullanırız. Artık çamaşır makineleri de böyle çalışıyor. Sensörlerle kirlilik derecesini algılıyor. Makinenin bir ucundan lazer gönderiyor. Karşı tarafa az ışık düşüyorsa belli ki kir fazla ve bu yüzden ışınlar direkt olarak karşıya geçememiş. O zaman ‘çok kirli’ diye algılayıp ona göre deterjan ve su kullanıyor. Tamamen insan özsezisi, sağduyusu.

Bu teknoloji ilk nerede kullanıldı?
-İlk Japonya kullanmaya başladı çünkü Batı kültürüne tersti. Doğulu bir mantıktı. Ama 90’lardan sonra mecburen Amerika da kullanmaya başladı. Bugün reklamlarda bir ürünün başına ‘akıllı’ kelimesi getiriliyorsa hepsi Bulanık Mantık ürünüdür.

Japonya’da en önemli kullanım alanları nelerdir?
-Mesela trafik sinyalizasyonları. Aristo mantığına göre beş araç da olsa 100 araç da olsa ‘trafik var’dır. Ama Bulanık Mantık’ta çok az, biraz, oldukça, bayağı diye tanımlamalar vardır. Böyle trafik lambaları var. Kuyruğun uzunluğuna göre kırmızının ya da yeşilin süresini kendisi belirliyor. En önemli örnek ise insansız çalışan Tokyo metrosu. Hiç sarsılmadan, freni hissetmeden duruyorsun metroda. Volkswagen de artık sıcaklık, basınç ve hıza göre yakıt yakıt harcayan araçlar üretiyor. Yüzde 20 benzin tasarrufu sağlıyor.

BUMAT’ta neler yapıyorsunuz?
-Mesela İSKİ’ye iki tane yazılım yaptık. İstanbul’da hangi semtlerin hangi gün ve saatlerde ne kadar su kullandığını belirleyip su dağıtımını ona göre düzenledik. Yüzde 15 su tasarrufu sağladık. Zeytinburnu Belediyesi için de binaların deprem haritasını çıkardık. Ölçümleri “dayanıklı ya da dayanıksız” diye yapmadık; ne açıdan ne kadar dayanıksız olduklarını tespit ettik.
………………
Mehmet Altan

Aslen bir istatistikçi ve yıllardır Kuantum Fiziği ile ilgileniyor.

Neden fizik verilerini düşünce hayatında kullanıyoruz?
-İnsan evreni, doğayı nasıl tanımlarsa, bütün hayatı da onun üstünden kurgular. Örneğin Newton fiziği evrenin makro düzeyde işleyiş yasalarını çıkarmıştı. Adam Smith de iktisadı Newton fiziğinin bir türevi olarak oluşturdu.

Dünyada siyasiler Bulanık Mantık’ı kullanıyorlar mı?
-Kimse artık dünyada keskin bir taraf olarak çoğunluğu sağlayamıyor. Bu uzun zamandır böyle. Mitterand Fransa’da 1981’de Sosyalist Parti’nin başkanıydı. Bir analiz yaptı ve dedi ki ‘artık işçi sınıfı toplumun egemen unsuru değil, çoğunluğu kapsamıyor, ben bunun yanına ücretlileri de, memurları da koyayım’ dedi. Sonuçta devlet başkanı oldu. Tony Blair de bu mantığın başka bir siyasal uygulamasını yaptı. İşçi Partisi’nin mantığını yumuşattı. Clinton da demokratlarla cumhuriyetçilerin en olumlu yanlarından muazzam bir kitleye gitti. Bush da demokratların olumlu yanlarını benimseyerek yola çıkmıştı.

AKP’nin başarısını bu anlamda nasıl değerlendirebiliriz?
-AKP’nin toplumun çok daha geniş kesimini kapsayabilecek, cumhuriyetçilerle demokratların anlamlı ve yığınlara giden politikalarını bir araya getirmek gibi bir becerisi var. Devrimci, muhafazakar, sosyal demokrat gibi büyük kalabalığın düşünüşünü kendi uygulamasında bir araya getirdi.

CHP bunu yapamadığından mı başarısız?
-CHP toplumun yeni etkileşimlerinden ve değişimlerinden yeni dersler çıkarmıyor. Gittikçe azalan ve daralan bir şekilde aynı üslubu sürdürüyor. 1930’lu yılların devletçi geleneğin mirasçısı olan bir takım kesimin duymak istediği sloganları söylüyor.
………….
Onarımcılar grubu genel koordinatörü Elektrik Elektronik Mühendisi İsmail Yiğit

Değişik meslek gruplarından gençlerin bir araya gelerek konu üzerine yapılan çalışmaları Türkçeye çevirdikleri ve yazılar yazdıkları bir grup (www.onarimcilar.net)

Bulanık Mantığı siyasette kullanırsak nasıl bir rejim yaratırız?
-Hitler, insanları Aryan ırkından olanlar ve olmayanlar diye ayırırken, Stalin Rusyasında insanlar devrimciler ve karşı-devrimciler olarak sınıflandırılırken ve McCarthy Amerikasında insanlar ya komünist ya da anti-komünist diye tanımlanırken kuşkusuz ki ikili mantık kullanılıyordu. Ülkemizdeki laiklik, Kemalizm, Müslümanlık, irtica vb. kavramlara dair tartışmaların da son derece sığ bir şekilde klasik mantıkla yürütüldüğünün de altını çizmek istiyoruz. Dolayısıyla, Bulanık Mantık esaslı siyasi rejimlerin insanları daha huzurlu ve mutlu yapabileceğini öngörebiliriz.

Bulanık Mantık seçimlerde kullanırsa nasıl bir tablo çıkar ortaya?
– Bulanık Mantık esaslı bir seçim sisteminde ise oyunuzu örneğin üç parti arasında belli yüzdelerde dağıtma imkanınız olacaktır. Bu da daha doğru bir sonuç verecektir.

Bulanık Mantık ile tasavvuf benzer özellikler gösteriyor değil mi?
-Kuantum Fiziği ‘çift yarık deneyi’nde bir elektron iki delikten aynı anda geçebiliyor. Bize anlatılan eski hikayelerde de mesela bir insan aynı anda hem İstanbul’da hem de Mekke’de Hac’da olabiliyordu. Kuantum kuramının neresi garip? Bu hikayeleri bilmeyenler için gariptir ama bir Türk için o kadar da şaşılacak bir durum değil.
…………………….
Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Okyay Kaynak

Bulanık Mantık temelli sistemler geliştirmek üzerine çalışmalar yapıyor.

Bulanık Mantık’ı örnekleyebilir misiniz?
-Pazar günü Aristo’nun ikili mantığına göre haftasonu kümesine aittir. Cuma da haftaiçine. Ama gerçek yaşama bakarsak Cuma günü öğlen sonrası itibariyle tatil havasına gireriz aslında, Pazar öğleden sonra da pazartesini düşünmeye başlarız. Pazarın haftaiçi, Cuma’nın da haftasonu kümesine bir aidiyet derecesi vardır yani.

Teknolojide ilk nerede kullanıldı?
-Mamdani bu mantıkla çalışan ilk makineyi yaptı, çimento fabrikalarındaki buhar tribünlerinde kullandı. Basınç düşükse biraz aç, az kapa gibi dilsel tanımlayıcılar kullandı. Artık sistemler çok komplike, her biri için matematiksel sistemler üretmek çok zor. Dolayısıyla modele gereksinim duymayan bir denetim yaklaşımı çok daha kolay geliyor insana. Bulanık Mantık temelli denetleyiciler de bunu yapıyor. Uzman bir kişinin size söylediği kurallardan ve insan sezgisinden kaynak alıyor. Yani sözel sembollerden faydalanıyor. İnsansız hava araçlarında da, Google’da da Bulanık Mantık kullanılıyor.

Bu alanda çalışmalarınız var mı?
-Çok uzun yıllardır çalışıyoruz bu konu üzerine. Abs fren sistemlerine bir uygulamamız var mesela ve bu yıl sunacağız. Tekerlekle yol arasındaki tutunmayı maksimuma çıkardık. Yani lastik yolun durumunu kavrayıp ona göre davranıyor, kayganlık azaltılıyor. Amaç en güvenli bir şekilde arabayı durdurmak. İnsansız hava araçlarının otonom uçması konusunda da Hava Harp Okulu’ndaki bazı subaylarla yaptığımız çalışmaları yayınladık.

Lütfi Askerzade’nin makalesi, 1960’ların sonlarına kadar bilim çevreleri tarafından kabul görmemiş ve hatta ABD Kongresi’nde ABD Ulusal Bilim Vakfı kaynaklarının boşa harcanmasına örnek olarak anılmıştı! 70’lerde ise Japon ve Avrupalı bilim adamları tarafından mühendislik uygulamalarında kullanılan kuram hızla gelişti.

Çift yarık deneyi

1927’de de Clinton Davisson ve Lester Germer tarafından elektronlar üzerinde yapılır. Deneyde tek bir elektron iki dikdörtgen yarıktan geçirilerek, yarıkların arkasındaki ekrana yansıtılır. Elektronun yarıklardan birinden geçmesi beklenirken o her iki yarıktan da aynı anda geçer ve ekranda sıralı aydınlık ve karanlık şeritlerden oluşan bir girişim yani dalga deseni ortaya çıkarır. Bilim adamları böyle mucizevi bir şeyin nasıl olabileceğini anlamak için bir sonraki deneyde yarıklara gözlem aleti yerleştirir. Gözlem aletinden evvel ekranda dalga deseni oluşturan elektron bu kez normal bir madde gibi (parçacık) davranır. Yani tek bir yarıktan geçer. Yani madde biz ona baktığımızda sanki bunu anlıyor ve ‘bir yerde, bir şekilde’ görünmek üzere kılık değiştiriyor. Washington Üniversitesi’nden matematikçi Thomas McFarlane’e göre dünyanın görüntüsü sadece bir illüzyon.

Kuantum bilgisayarlar yolda

0 ve 1 yani var ya da yok mantığına göre çalışan günümüz bilgisayarlarının yerine yakında kuantum bilgisayarları geliyor. Bit yerine ‘Kübit’lerle çalışacak kuantum bilgisayarları üzerine çalışmalar sürüyor. Bu bilgisayarlarda çok daha fazla bilgiyi işlemek mümkün olacak.

Kaynak

Bulanık Mantık, Yapay Zeka kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Bankaların Kullandığı 3D Secure Gerçekten Güvenli mi?

NetSec listesinde geçen bir konuyu kaydetmek istiyorum.

Merhaba, Eticaret sitemizde başımıza şöyle bir olay geldi.Kullanıcının kredi kartında 3D secure ile hiç haberi olmadan alışveriş yapılmış.Gece telefonuna 3D secure mesajı geliyor uyurken sabah kalktığında ise alışveriş yapılmış oluyor.Bi kaç kullanıcının başına gelmiş bir durum ve kullanıcılarla konuştuğumuzda farklı sitelerdende aynı yöntemle alışveriş yapılmış kartlarından.3D Secure u nasıl aşıyor olabilir ?

 

Hesperbot olabilir. Bu saldırı türünün bankaların göndermiş olduğu tek kullanımlık sms şifrelere (aslında tüm inbox) erişebildiğini biliyoruz.  Detaylı analiz için bkz : http://www.bilgiguvenligi.gov.tr/siniflandirilmamis/hesperbot-defref-saldirilari-geliserek-devam-ediyor.html

Akıllı telefonlarındaki SMS okuma yetkisi olan uygulama(lar) ile gerçekleşmiş olabilir. Kurbanların akıllı telefonlarındaki bu yetkiyi kullanan uygulamaların, ortak uygulamaların ve uygulama yayımcılarının incelenmesinde fayda var.

 

Akıllı telefon kullanıyorlar ise gelen SMS doğrulama kodunu dolandırıcıya yönlendiren bir zararlı yazılım cihazlarında yüklü olabilir, aynı bankacılık zararlı yazılımlarında (https://www.bilgiguvenligi.gov.tr/siniflandirilmamis/hesperbot-defref-saldirilari-geliserek-devam-ediyor.html) olduğu gibi.

 

Tahminimce geceleyin Telefon ya fiziksel olarak ya da zararlı yazılımla ele geçirilmiştir..
ne yazıkki 3D secure tamamen güvenli değil, ve bence hukuki dayanağıda tartışmalı.

parasal işlemler aşağıdaki 3 yöntemden en az ikisiyle gerçekleştirilebilir
*) Something you know (eg. a password) = Bildiğin (örn: şifre)
*) Something you have (eg. a smart card) = Sahip olduğun (örn: akıllı kart, anahtar)
*) Something you are (eg. a fingerprint) = Olduğun (örn: parmakizi, retina taraması, ses)

Kredi kartıyla ön ve arka yüzündeki bilgiler kartla bir bütün oluşturduğundan sahip olduğunuz birşeydir.
Cep telefonuna gelen tek kullanımlık şifre içeren SMS mesajıda telefonla bir bütünlük oluşturduğundan sahip olduğunuz birşeydir.

Eskiden 3D secure işlemlerinde 4 haneli PIN kodunun 2 hanesi (something you know=bildiğin birşey) isteniyordu ve bu durumda Two factor authentication sağlanmış oluyordu. şimdiyse sahip olduğunuz iki şey; kredi kartı ve cep telefonuyla işlem gerçekleştirilebiliyor. Artık 3D secure bildiğiniz veya olduğunuz herhangi birşeye ihtiyaç duymuyor ki bu yanlış.

Sizin yapabileceğiniz şey, her siparişi mesai saatleri içerisinde telefonla müşterilerinizi arayıp hem sipariş bilgilerini hemde müşteri telefon numarasını & adresini teyit etmektir.
çok yüksek tutarlı işlemlerde veya şüpheli durumlarda POS veren bankanızla irtibat kurarak; kart sahibinin kendi bankası tarafından aranılıp teyidi alınmasını isteyebilirsiniz veya riski azaltmak adına bu tür durumlarda müşteriden kredi kartı önlü arkalı fotokopisi, kart sahibi kimlik fotokopisi, ile beraber kart sahibi tarafından imzalanmış sipariş formu, mailorder formu vs isteyebilirsiniz..

Bankaların burda riski, suistimali dahada düşürmek ve yasal olarak zor duruma düşmemek adına yapması gereken şey, tek kullanımlık şifre SMS’ini kaldırmadan; buna ek olarak 4 haneli PIN kodunun herhangi 2 hanesini eskisi gibi talep etmeye tekrar başlamaktır. böylece 3D secure gerçekten güvenli olabilir. Ayrıca bazı bankaların yüksek tutarlı her işlem için kart sahibine işlem bilgilerini SMS atması güzel, ancak bunuda her banka uyguluyor mu bilmiyorum ama uygulamalıdır.

Bildiğim kadarıyla; mevcut mevzuata göre internet işlemine harcama itirazı durumunda, harcama tutarı, işlemin yapıldığı karta iade edilmek zorundadır. bu nedenle mahkeme ve icra yollarıyla uğraşmamak adına tedbirli davranmak doğru olacaktır. mal/mülk satışlarında teslimat belgesi imzalatıp saklamalısınız. mesela fatura veya irsaliyeyi kargocu/kurye müşteriye imzalayıp bir nüshasını size geri göndermelidir. aksi durumda kargo teslim tutanağı kargo içeriğini belgelemez ve hukuki ihtilaf durumunda hakimin insafına kalabilirsiniz.
ayrıca paketlerin kolilerin üzerine “sadece alıcı kişiye teslim edilebilir” diye etiket yapıştırmalı, kargo/kurye şirketine SADECE ALICI KİŞİYE kimlik kontrolü ve ıslak imzalı tutanakla teslim etmesi konusunda anlaşma yapmalısınız.

Kaynak : Tankado

Güvenlik kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Özer Atik – Yok Böyle Bir Şey

Kaç gündür uykusuz gözlerim
Geceleri uyumak yerine sana uyuyorum.
Kaç bahardır aşktan mahrum yüreğim,
Kendimi sevmek yerine seni seviyorum.
Çok değil inan senin için…

Genel, Şiir kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Ftp ye atığınız dosyalar bozuluyorsa

Merhaba Bu ara başıma gelen olayı anlatıyorum arkadaşımın acil bir pdf dosyasına ihtiyacı vardı hemen ftp ye atıp linki yolladım dosya bozuk görüntülenemiyor dedi rar layıp gönderdim yine aynı sorun kendim test edeyim bakayım dediğimde download etsem dahi dosya da arşiv de bozuk görüntülenmiyor. buna sebep filezilla programındaki aktarım tipi olduğunu gördüm filezilla düzen ayarlar menüsünde aktarımlar başlığı altındaki dosya tipleri başlığında aktarım tipini otomatik değilde ikili yani binary olarak seçip dosyaları yeniden atığımda sorun giderilmiş oldu.

Genel kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İnsanlar, anlamadıkları şeylerden korkarlar.

Bir sebepten ötürü kapasitemiz,130.000 yıl boyunca aynı kaldı.
Bu konferans salonundaki nörobilimcilerin,mühendislerin, matematikçilerin, hackerların birleştirilmiş zekaları…
Yapay zeka ile kıyaslandığında sönük kalır.
Duyguları olan bir makine gerçek olursa bir çırpıda biyolojinin sınırlarını aşacaktır..
Ve kısa bir sürede, analitik gücü dünya tarihinde bugüne kadar doğmuş her bir insanın toplam zekasından daha güçlü olacaktır. Şimdi tüm insan duygularını kapsayan böyle bir varlığı hayal edin.
Öz farkındalık dahil.
Bazı bilim adamları buna “Singularity” (tekillik).diyorlar.Ben ise “Transcendence” (evrim) diyorum.
Böylesi bir süper zekayı inşa etmek evrenin en temel gizemleri ortaya çıkarmamızı gerektirir.
Bilincin kaynağı nedir?
Ruh var mıdır?
Eğer varsa, nerede bulunmaktadır?

– Doktor caster?

– Evet ? Sorunuz mu var?

– Öyleyse bir Tanrı mı yaratmak istiyorsun?

Sana ait olan bir Tanrı?

– Çok iyi bir soru.

“Başından beri İnsan’ın hep yaptığı da bu değil mi?”

Transcendence-Typography-Movie-Images

“People fear from what they don’t understand.”


For one hundred and thirty thousand years, our capacity to reason has remained unchanged. The combined intellect of the neuroscientists, mathematicians and engineers pales in comparison to the most basic A.I. Once online, a sentient machine will quickly overcome the limits of biology; in a short time, its analytic power will become greater than the collective intelligence of every person born in the history of the world. Some scientists refer to this as the Singularity. I call it Transcendence.

Genel, Yapay Zeka kategorisine gönderildi | , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Delphi Bmp dosyasını JPEG’e dönüştürme

uses kısmına jpeg unitini ekleyin.
procedure TForm1.Button1Click(Sender: TObject);
var
MyJPEG : TJPEGImage;
MyBMP : TBitmap;
begin
MyBMP := TBitmap.Create;
with MyBMP do
try
LoadFromFile('c:\winnt\ACD Wallpaper.bmp');
MyJPEG := TJPEGImage.Create;
with MyJPEG do begin
Assign(MyBMP);
SaveToFile('c:\winnt\ACD Wallpaper.JPEG');
Free;
end;
finally
Free;

end;
end;
Delphi kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Delphi Dosya Boyutunu Bulma

procedure TForm1.Button1Click(Sender: TObject);
var
srFileSR: TSearchRec;
sFileName, sFileSize: string;
begin
sFileName := 'c:\test\2.avi';
FindFirst(sFileName,faAnyFile,srFileSR);
sFileSize := IntToStr(srFileSR.Size);
Showmessage(sFileSize);
end;
Delphi kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Delphi Programım hangi klasörde çalışıyor

procedure TForm1.Button1Click(Sender: TObject);
var
path: string;
begin
Path := ExtractFilePath(ParamStr(0));
Showmessage (path);
end;
Delphi kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Delphi Bir klasörün boyutunu öğrenmek

Bir klasörün boyutunu öğrenmek
Bir klasördeki dosyaların kaç byte yer kapladığını öğrenmek için
function TForm1.GetDirectorySize(const ADirectory: string): Integer;
var
Dir: TSearchRec;
Ret: integer;
Path: string;
begin
Result := 0;
Path := ExtractFilePath(ADirectory);
Ret := Sysutils.FindFirst(ADirectory, faAnyFile, Dir);

if Ret <> NO_ERROR then
exit;

try
while ret=NO_ERROR do
begin
inc(Result, Dir.Size);
if (Dir.Attr in [faDirectory]) and (Dir.Name[1] <> '.') then
Inc(Result, GetDirectorySize(Path + Dir.Name + '\*.*'));
Ret := Sysutils.FindNext(Dir);
end;
finally
Sysutils.FindClose(Dir);
end;
end;
procedure TForm1.Button1Click(Sender: TObject);
begin
Showmessage(intToStr(getdirectorysize('C:\windows')));
end;
Delphi kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Delphi Tuş Kodları

Delphi Tuş Kodları

Sabit sembolik isim Heksadesimal Karşılığı
VK_LBUTTON 1 Sol fare tuşu
VK_RBUTTON 2 Sağ fare tuşu
VK_CANCEL 3 Control-break işlemi
VK_MBUTTON 4 Orta fare tuşu (3 tuşlu fareler için)
VK_BACK 8 BACKSPACE tuşu
VK_TAB 9 TAB tuşu
VK_CLEAR 0C CLEAR tuşu
VK_RETURN 0D ENTER tuşu
VK_SHIFT 10 SHIFT tuşu
VK_CONTROL 11 CTRL tuşu
VK_MENU 12 ALT tuşu
VK_PAUSE 13 PAUSE tuşu
VK_CAPITAL 14 CAPS LOCK tuşu
VK_ESCAPE 1B ESC tuşu
VK_SPACE 20 SPACEBAR tuşu
VK_PRIOR 21 PAGE UP tuşu
VK_NEXT 22 PAGE DOWN tuşu
VK_END 23 END tuşu
VK_HOME 24 HOME tuşu
VK_LEFT 25 Sol ok tuşu
VK_UP 26 Yukarı ok tuşu
VK_RIGHT 27 Sağ ok tuşu
VK_DOWN 28 Aşağı ok tuşu
VK_SELECT 29 SELECT tuşu
VK_PRINT 2A PRINT tuşu
VK_EXECUTE 2B EXECUTE tuşu
VK_SNAPSHOT 2C PRINT SCREEN tuşu
VK_INSERT 2D INS tuşu
VK_DELETE 2E DEL tuşu
VK_HELP 2F HELP tuşu
30 0 tuşu
31 1 tuşu
32 2 tuşu
33 3 tuşu
34 4 tuşu
35 5 tuşu
36 6 tuşu
37 7 tuşu
38 8 tuşu
39 9 tuşu
41 A tuşu
42 B tuşu
43 C tuşu
44 D tuşu
45 E tuşu
46 F tuşu
47 G tuşu
48 H tuşu
49 I tuşu
4A J tuşu
4B K tuşu
4C L tuşu
4D M tuşu
4E N tuşu
4F O tuşu
50 P tuşu
51 Q tuşu
52 R tuşu
53 S tuşu
54 T tuşu
55 U tuşu
56 V tuşu
57 W tuşu
58 X tuşu
59 Y tuşu
5A Z tuşu
VK_NUMPAD0 60 Nümerik tuş takımı 0 tuşu
VK_NUMPAD1 61 Nümerik tuş takımı 1 tuşu
VK_NUMPAD2 62 Nümerik tuş takımı 2 tuşu
VK_NUMPAD3 63 Nümerik tuş takımı 3 tuşu
VK_NUMPAD4 64 Nümerik tuş takımı 4 tuşu
VK_NUMPAD5 65 Nümerik tuş takımı 5 tuşu
VK_NUMPAD6 66 Nümerik tuş takımı 6 tuşu
VK_NUMPAD7 67 Nümerik tuş takımı 7 tuşu
VK_NUMPAD8 68 Nümerik tuş takımı 8 tuşu
VK_NUMPAD9 69 Nümerik tuş takımı 9 tuşu
VK_SEPARATOR 6C Ayraç key
VK_SUBTRACT 6D Çıkarma tuşu
VK_DECIMAL 6E Ondalık ayraç tuşu
VK_DIVIDE 6F Bölme tuşu
VK_F1 70 F1 tuşu
VK_F2 71 F2 tuşu
VK_F3 72 F3 tuşu
VK_F4 73 F4 tuşu
VK_F5 74 F5 tuşu
VK_F6 75 F6 tuşu
VK_F7 76 F7 tuşu
VK_F8 77 F8 tuşu
VK_F9 78 F9 tuşu
VK_F10 79 F10 tuşu
VK_F11 7A F11 tuşu
VK_F12 7B F12 tuşu
VK_F13 7C F13 tuşu
VK_F14 7D F14 tuşu
VK_F15 7E F15 tuşu
VK_F16 7F F16 tuşu
VK_F17 80H F17 tuşu
VK_F18 81H F18 tuşu
VK_F19 82H F19 tuşu
VK_F20 83H F20 tuşu
VK_F21 84H F21 tuşu
VK_F22 85H F22 tuşu
VK_F23 86H F23 tuşu
VK_F24 87H F24 tuşu
VK_NUMLOCK 90 NUM LOCK tuşu
VK_SCROLL 91 SCROLL LOCK tuşu
VK_LSHIFT A0 Sol SHIFT tuşu
VK_RSHIFT A1 Sağ SHIFT tuşu
VK_LCONTROL A2 Sol Kontrol(CTRL) tuşu
VK_RCONTROL A3 Sağ Kontrol(CTRL) tuşu
VK_LMENU A4 Sol Menü(Alt) tuşu
VK_RMENU A5 Sağ Menü(AltGr) tuşu
VK_PLAY FA Oynat tuşu
VK_ZOOM FB Zum tuşu
Delphi kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın